2008 yılı nüfus sayımları sonucu 123.501 ilçe geneli nüfusu ile Milas Muğla’nın en yüksek ikinci derece nüfusa sahip ilçesidir. 1970 yılından sonra Etibank Yer altı Maden işletmeleri açıldıktan sonra nüfus artmaya başlamıştır. Milas’ın 1970 yılından sonra aldığı göçler çarpık kentleşmeye neden olmuştur. Yapılan nüfus projeksiyonuna göre 2025 yılında ortalama 80.000, ilçe genelinin ise 140.000-150.000 olacağı hesaplanmıştır. 2025 yılında artan nüfus ile birlikte Milas’ta yaşayanların barınma, istihdam, altyapı ve donatı ihtiyaçlarının karşılanarak mevcut değerlerin sosyal ve ekonomik açıdan korunması ve potansiyellerin saptanarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Tarih boyunca önemli bir yönetim merkezi durumunda olmuştur. Milas’ta Yahudi, Rum ve Levantenlerin yaşadığı bilinmektedir. Tarihi dokusu incelendiğinde Milas zengin bir kent olmasına karşın eski evler ve konaklar korunamamıştır. Damboğaz, Alatepe, Kultak köylerinde tarihi alan çalışmalarının yapılmasına rağmen bir çok tarihi değerin korunamamış ve turizm ve yürüyüş sporları açısından potansiyele sahip olan Uyku Vadisi için henüz bir çalışma yapılmamıştır. Tarihi kent meydanları değerlendirilememiş ve yapılaşmaya açılmıştır. 2010 yılında restorasyon çalışmaları planlanmaktadır. Arasta ve Han restorasyonları, sokak ve meydan düzenlemeleri yapılması düşünülmektedir.
Milas, Sodra Dağı’nın eteklerinde ve Milas Ovası’nın yanında konumlanmıştır. Milas ovası alüvyonlu topraktan oluşmaktadır. Ilıman iklim yapısı ve sahilin etkisiyle verimli tarım arazilerinin bu alanda konumlanması ve sıvılaşma ve deprem risklerine rağmen yapılaşmaya açılmıştır. Bu araziler yapılaşma sonucu yok olmuştur. Kentleşme ile birlikte ve tarımda değişen politikalar sonucu getirilen sınırlamalarla tütün ve pamuk üretiminden uzaklaşılmıştır. Bafa Gölü ekolojik olarak flora ve faunasıyla doğal sit alanı ve tabiat parkı niteliğine sahiptir. 231 çeşit kuş türü barındırmaktadır. Jeotermal enerjiyle ısınma potansiyeline sahiptir. Turizme uygun olmasının yanında korunarak gelecek nesillere aktarılmalıdır.
Güneşlenme, eğim ve rüzgar analizleri sonucu yerleşilebilir bölge kentin kuzeyidir. Sokakların konumlanışı, kuzey rüzgarından faydalanabilecek şekilde değildir. Hava kirliliği yakıt olarak kömür ve odun kullanılması nedeniyle özellikle kışın çok fazla görülmektedir. Kent içi hava kanalları oluşturulmalıdır. Mevcut yapılaşmaya bakıldığında ise kentin kuzeyi yeterli talep görememektedir. Konutların boş olduğu saptanmaktadır. Milas’ın kuzeyindeki mahalleler Güneş, Burgaz ve Aydınlıkevler mahalleleridir. Ulaşım ve altyapı açısından en kötü durumda olan mahalleler olarak saptanmıştır. Ovaya yerleşmeyi engellemek için yeni gelişme bölgesinin kuzey olarak belirlenmesine karşın altyapı ve donatı eksikliği nedeniyle çekiciliği oluşturulamamıştır. Aydınlıkevler mahallesi gelir bakımından Cumhuriyet Mahallesin’den sonra en yüksek gelire sahip olmasına rağmen bu mahallede yaşam kalitesi düşüktür. Ticari kullanım sokağı işgal etmiş durumdadır. Milas’ın genelinde olduğu gibi kuzeyde de rekreasyon eksikliği görülmektedir. Kentin kuzeyinde ev sahipliği en düşük seviyededir. Aydınlıkevler mahallesinde oturanların bu mahalleyi seçme nedenleri genellikle işe yakınlıktır. Dinlenme-eğlence alanları, ulaşım, altyapı, yeşil alan eksikliği, eğitim ve sağlık birimlerine uzaklık kentin kuzeyinin gelişmesine engel teşkil etmektedir. Merkezde ise donatı ve ticari alanların, idari tesislerin merkezde konumlanmış ve yoğunlaşmış olması ciddi bir otaopark ve yetersiz yol sorununu oluşturmaktadır. Ayrıca artan nüfus ile birlikte altyapı özellikle kanalizasyon sorunu gündemdedir. Cumhuriyet Mahallesi refah düzeyi en yüksek olan mahalledir.
Milas genelinde tarım sektörü, merkezde ise hizmet sektörü etkindir. İşgücü ve istihdam yapısına bakıldığında Türkiye genelinde olduğu gibi işgücü oranı istihdam oranından daha fazla artış göstermekte, birbirini dengelememekte ve işsizlik sorunu oluşmaktadır. Proje aşamasında olan organize sanayi bölgesinin bu sorunu büyük ölçüde çözeceği düşünülmektedir. OSB’nin Milas Devlet Hastanesi’nin yanında konumlanması, yapılması tasarlanan alanın %20-40 eğimde olması yer seçimi açısından olumsuz olmasına karşın toprak niteliği açısından verimli topraklar olmaması nedeniyle olumlu karşılanmaktadır. OSB gelişme yönüne katkı sağlayarak göçü çekeceği düşünülmektedir. Arıtma tesisleri ve gerekli altyapı çalışmalarıyla desteklenmesi gerekmektedir. Balık, zeytin ve seramik (beyaz maden) üretiminin yapılması hedeflenmiştir.
Günümüzün değişen koşulları ve beslenme konusunda halkın giderek bilinçlenmesi ile organik tarım ürünleri tercih edilmeye başlanmıştır. Milas’ta tarım sektöründe zeytincilik temel geçim kaynağıdır. Tarım’da organik üretimin yapılması ve ürünlerin paketlenerek ihraç edilmesi ekonomik döngüye büyük katkı sağlayacaktır. En iyi 10 pazardan biri olan ve bölge içinde ilgi gören salı pazarı, organik ürünleri sergilemek için önemli bir pazar niteliğindedir.
Sanayi sektöründe gıda, maden ve enerji sanayi en fazla istihdam sağlayan sanayilerdir. Gıda sanayi Söke yolu üzerinde konumlanmıştır. Ulaşım ve ham maddeye yakın olma isteği bu bölgeye zeytin firmalarını çekmiştir. Ancak dağların arasında olması ve hakim rüzgarı yeterli alamamaı nedenyle hava kirliliğine neden olmaktadır. Kentin kuzeydoğusunda ise maden sanayi bir bölge oluşturmaktır. Feldspat ve mermer Güllük Limanı üzerinden deniz yoluyla İtalya, Rusya ve İspanya’ya ihraç edilmektedir. İnşaat sanayisinde büz parke üretimi yapılmaktadır. Alatepe ve Kultak Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırı içinde olmasına rağmen bu alanda zeytin sanayi bulunmaktadır. Halı üretimi risk altındadır. Labranda su tesisi sayesinde Milas suyunu markalaştırabilmiş ancak pazarlanması ve dağıtımı yapılamamıştır. Henüz en değerli kaynağı olarak tanımlanabilecek zeytin için bir markalaştırma söz konusu değildir.
ÖYKÜ ÖZAYDIN
21 Aralık 2009 Pazartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder