Tarihi bir kent merkezine sahip olan Milas’ta tarihi kent merkezinden yerleşim toplumsal ihtiyaçların değişmesi, göç gibi nedenlerle zamanla Sodra Dağı’na ve ovaya doğru gelişmiştir. Milas’ta ve yakın çevresinde olan iş imkanları buranın göç almasına neden olmaktadır. Göçle gelen insanlar genellikle Sodra Dağının eteklerine Gümüşlük ve İsmetpaşa Mahallelerine yerleşmişlerdir. Gümüşlük Mahallesinde, Gümüşkesen Anıtının hemen arkasında plansız yapılaşmalar görülmektedir. Milas’ta tarihi doku ile plansız yapılaşma iç içedir. Aynı zamanda tarihi meydanlar da talepten dolayı, yapılaşmaya başlamış, gerektiği gibi korunamamıştır.
Verimli bir ovaya sahip Milas’ta konut talebi ovaya doğru olmakta, yerleşim ovaya doğru gelişmektedir. Ovada kurulu olan Cumhuriyet Mahallesi’nde yaşam kalitesi yüksek, apartmanlar ve bahçeli siteler bulunmaktadır. Bu durum ovaya talebi doğurmaktadır. Cumhuriyet Mahallesinin yanındaki Emek Mahallesinde ise küçük sanayi sitesi bulunmakta ve aradan geçen Atatürk Bulvarı sosyal ve mekansal bir ayrışıma neden olmaktadır.
Ovaya olan yerleşim yönünü kuzeye çekmek adına çeşitli adımlar atılmış, ancak ulaşım altyapı gibi nedenlerle konut talebi kuzey yönünde olmamıştır. Kentin kuzeyinde genellikle bireyler kirada oturmakta, o bölgen ev almayı tercih etmemişlerdir. O bölgedeki küçük sanayi sitesinde çalışanlar genellikle Aydınlıkevler Mahallesinde ikamet etmektedir. Hemen yanındaki mahalle olan Burgaz Mahallesinde ise, Milas geneline göre daha düşük gelirli bireyler ikamet etmektedir. Buradaki altyapı oldukça kötüdür, ancak belediye çalışmalara başlamıştır. Aydınlıkevlerde daha çok apartmanlar ve kooperatifler var iken, Burgaz Mahallesinde daha çok 2 ,3 katlı müstakil konutlar bulunmaktadır. Aynı zamanda bu mahallede Türkiye’nin doğusundan göç edenlerin yaşadığı bir bölge vardır. Mahallede, mekansal bir ayrışma ve etnik kökenle ilgili bir kapanıklık yaşanmaktadır. Kentin kuzeyindeki diğer bir mahalle ise Güneş Mahallesidir. Bu mahallede Aydınlıkevler Mahallesi gibi yeni gelişim bölgesidir. Ancak talep görmemektedir. Bunun sebeplerinden biri de kentin kuzeyinde altyapı ve ulaşım eksikliğinin yanında, donatı eksikliğinin de olmasıdır.
Sıkışık organik dokusu, dar sokakları, yığma binaları, antik dönemden kalan kalıntıları, Osmanlı Döneminde ve Menteşe Beylikleri Döneminde yapılan sivil mimari örnekleri ile kent merkezi önem taşımaktadır. Tarihi kent merkezi zamanla yer yer korunamamış, nüfusun artmasıyla baskılara maruz kalmıştır. Milas ekonomisinin gelişmesi için çeşitli alanlarda iş imkanı sağlanmak istenilse de, bu Milas’ta nüfus artışına sebep olacaktır. Bu durum karşısında tarihi kent merkezi, fazla göçle birlikte daha çok zarar görebilir. Milas’ta Bir tarafta Milas’ın tarihi dokusu, geleneksel Milas tipi evleri, diğer bir tarafta büyümek gelişmek isteyen bir kent olgusu olarak karşımıza çıkmaktadır. Burada kentin bir seçim yapması gerekebilir. Büyümek ve gelişmek kentin ekonomisine katkı sağlasa da kentin gelenek ve göreneklerinden, kendine özgü değerlerinden uzaklaşması ile sonuçlanabilir.
Bir kısmı Milas ovasına kurulu olan Milas’ta homojen bir tarım faaliyeti bulunmamaktadır. Zeytincilik adına önemli bir potansiyele sahip Milas’ta, bu potansiyeli değerlendirememekte, sadece zeytinyağı elde edilmekte, şişeleme yapabilecek bir fabrika bulunmamaktadır. Kent merkezinde olmayan bir fabrika ile zeytin potansiyeli kullanılabilir. Bu sorun benzer bir şekilde Labranda suları içinde yaşanmaktadır. Markalaştırılsa da reklamı yeterince yapılmamıştır. Bununla birlikte Milas’ta tekstil ve giyim ihtiyaçları da Milas dışından karşılanmakta, kentte bu alanda bir üretim ve iş imkanı bulunmamaktadır.
21 Aralık 2009 Pazartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder