Sentezdeki amaç, ekonomik kalkınmayı sağlarken ekolojik dengeyi bozmayan ve sosyal yapıya uyumlu bir arazi düzenlemesi yapmaktır. Bu doğrultuda Milas için yapılan sentezde tüm girdiler incelenmeye çalışılmıştır.
Labranda suyunun markalaşmış olması, zeytincilikten önemli bir kesimin geçiminin sağlaması, maden kaynaklarının işlenmesi, Güllük Liman’ının önemli bir ihracat alanı olması, Bodrum-Milas Havalimanı’nın ulaşımda kilit rol oynaması, Akgedik ve Geyik barajları ile tarımda sulama yapılması, Salı pazarının hem merkez hem çevre yerleşmeler için önemli bir ticari alan olması, hem deniz hem kültür turizminin yapılabilmesi Milas’ın sahip olduğu önemli ekonomik ve sosyal değerlerdir. Bu tabloya bakıldığında Milas’ın kendine yetebilen bir yerleşme olması beklenmektedir. Ancak potansiyeller tam olarak değerlendirilememektedir. Milas hala Bodrum gibi yerleşmelerin çekimi altındadır. Kentte ekonomik düzen ihtiyaçlara cevap vermemektedir. İşsizlik hala önemli bir sorundur. Kaynaklar hammadde olarak ihraç edilmektedir, işlenip, markalaşıp ihraç edilmediği için kaynakların ekonomik değerleri arttırılamamaktadır. Kentin güney bölgesinin daha gelişmiş olması ve altyapı yetersizliğinin belirli alanlarda yoğunlaşıyor olması mekansal ayrışmayı daha da belirginleştirmektedir. Ovaya olan gelişmeyi engellemek için, kentin kuzeyinde gelişme alanları açılmıştır. Ancak gelişme alanı donatı ve altyapı eksikliğinin olduğu bir yerdir ve insanlar buraya yönlenmemektedir. Talep hala kentin güneyine doğrudur.
Ancak ekonominin, kaynak kullanımına dayandığını varsayarsak ekolojiyi tahrip etmemek mümkün değildir. Planlama ile mekanda verilecek kararlar bu tahribi en aza indirmelidir. Milas’ın eğimli olması ve dağlar arasında kalan fabrikaların havayı, rüzgar akımının yetersiz olmasından dolayı, kirletiyor olması, ovanın yapılaşmaya açılmış olması turizmin gelişmesiyle 2.konutların tarım alanlarını kullanması tahribatı arttırmaktadır.
Milas’ın ekonomik kalkınması için atılacak her adım kente olan göçü tetikleyecektir. Organize sanayi bölgesinin hizmete geçmesiyle önce çevre yerleşmelerden daha sonra da şehir dışından iş imkanı için gelen insanlar nüfusu arttıracaktır. Buna bağlı donatı eksikliği, konut alanı sorunu, çevresel tahribat gibi sonuçlar doğacaktır. Ayrıca Milas’ın kırsal alanlarından gelen nüfus, tarım sektöründen ayrılıp gelmektedir. Bu da tarım sektörününün devamlılığını olumsuz etkilemektedir. Özellikle tarıma dayalı sanayinin geliştirilmesi planlanırken tarımdaki devamlılığa daha fazla önem verilmelidir.
Milas’ın ekonomisine pek bir katkı sağlamayan golf sahaları yer altı sularını çekip kuraklığa neden olmaktadır, sahalar tarım için elverişli topraklar üzerindedir. Büyük ekonomik getirisi olan tarla ve kültür balıkçılığının da zararlı yönleri bulunmaktadır. Tarla balıkçılığı yer altı kaynaklarını tüketmekte, kültür balıkçılığı deniz kirliliğine neden olmaktadır.
Nüfus projeksiyonu, 2025 yılı için ortalama 80.000, ilçe genelinde 140.000-150.000’dir. Bu nüfus daha fazla doğal alanı tahrip etmeden yerleştirilmelidir. Kentin merkezi eskidiği için terk edilmeler vardır ve merkezde çokça boş konut bulunmaktadır. Nüfus için öncelikli alan burası olmalıdır. Kentin kuzeyi, güneşlenme, eğim ve rüzgar açısından yerleşilebilir bölgelerdir. Ancak bu nüfusun kuzeye yönlenebilmesi için kuzey bölgenin donatı alanları, ticari faaliyetler, sosyal aktivite ve ulaşım olanaklarıyla çekici hale getirilmelidir.
Büşra MÜJDESAL 20070332036
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder