Milas’ın tarihi dönemler içerisindeki gelişmesi incelendiğinde mekânsal gelişmeyi yönlendiren en önemli dinamikler şu şekilde tespit edilmiştir;
Ø Doğal sınırlayıcılar,
Ø Diğer yerleşmelerle iletişim,
Ø Nüfus artışı,
Ø Ticari faaliyetlerin yönlendirdiği yeni yol aksları(örneğin Etibank için çalışmaya gelenlerin ilçeyi Sodra Dağı eteklerine yönlendirmesi),
Ø Önemli idari yapılar,
Ø Önemli ana akslar ve altyapı yatırımları(Örneğin Gümüşlük Mahallesi’nde Gümüşkesen Caddesi açılmıştır. Gümüşkesen Caddesi etrafında günümüzde plansız yapılaşma vardır)
Ø Yapılaşmaya ilişkin kanuni düzenlemeler. Plan yapımı sırasında bu dinamikler göz önünde bulundurulmalıdır.
Konutların düzensiz yapılaşması, kat adetlerinin yüksek olması, yapı cins ve durumlarının tarihi dokuya uygun olmaması nedenlerinden dolayı tarihi yapılar kaybolmuş ve siluet bozulmuştur. Ayrıca tarihi yapıların çevre yoluna yakın olmaları(bu yoldan yük taşımacılığı da yapılmaktadır), yenileme çalışmalarının yapılmaması ve çeşitli aktivitelerle cazip hale getirilememelerinden dolayı hem yapılar tahrip olmakta hem de kültür turizmi potansiyeli kullanılamamaktadır.
Kent merkezi ve Arasta bölgesi yolları ise eski dokunun organik izlerini taşımaktadır. Bu nedenle bu bölgeden, tarihi yapıların yoğunlukta bulunduğu batı kesimine sıçrayabilecek ticaret alanlarının yapı tahribatına neden olmamalarına, bu bölge için alınacak turizm kararlarına aykırı işlevler olmalarına ilişkin önlemler alınmalıdır.
Cumhuriyet Mahallesi’ne yoğun talep olduğundan 1990lı yıllarda bir dönem Milas Ovası imara açılmış daha sonra 1999 döneminde deprem riski ve ovaları koruma gerekçeleriyle bu karar iptal edilmiştir. Gelişmeyi kuzeye yönlendirmek adına kooperatifler vb özendiriciler yapılmıştır ancak bu süreç içerisinde ovaya altyapının götürülmüş ve yerleşmenin başlamış olması, kuzey kesimde güçlü altyapı ve ulaşımın olmaması nedeniyle ovaya hala yoğun talep vardır.
Kentte talebin çekilmeye çalışıldığı Aydınlıkevler ve Burgaz Mahalleleri kentin en çok boş ve ucuz hane bulunan mahallelerindendir. Bu durum kentte talebin bu yöne doğru olmadığının bir göstergesi olduğu gibi gelecek nüfusun yerleşmesi için uygun konut stoğunun varlığını da gösterir.
Yapılan hane halkı anketlerine göre;
Ø Milas doğumlu olmayanların doğum yerleri Ege başta olmak üzere, Karadeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindedir. Toplumsal kaynaşma ve dayanışmanın geliştirileceği ortak alanlar üretilirken ve yapılacak planın uygulanabilirliğini arttırmak amaçlı çalışmalarda örneklemin yaşam biçimi, kültürel farklılık ve benzerlikleri göz önünde bulundurulmalıdır.
Ø Kendini Milas’a ait hissetmeyenlerin oranı diğer mahallelerde birbirine yakın olmakla beraber (% 10 civarında) İsmetpaşa ve Gümüşlük mahallelerinde bu oran oldukça yüksektir(%40 civarı). Kültür turizmini geliştirmeye çalışan Milas için tarihi değerlerin korunması çok önemlidir. Koruma olgusunun halkça benimsenmesi(koruma bilinci)için aidiyet duygusunun da gelişmiş olması gerektiğinden plan aşamasında bu durum göz önünde bulundurulmalıdır.
Ø Örneklemin %67’lik kesiminin bir üyeliği yoktur, Bu durum toplumsal dayanışma duygusunun gelişmemiş olduğuna ve katılımın zayıflığına işarettir.
Ø Örneklemin boş zamanını geçirmek için en çok yaptığı etkinlikler sırasıyla; TV izlemek, gezmek, evde vakit geçirmek, piknik sohbet etmek ve denize gitmek şeklindedir. Bu durum toplanma alanları, rekreasyon alanları gibi eksiklerden dolayı içine kapanık bir toplumsal yapının oluştuğunu göstermektedir. Ayrıca yapılan sokak föyleri ve gözlemlerle göre toplanma alanı eksikliğinden sokaklarda sohbet edildiği tespit edilmiştir. Bu durum yaya güvenliği açısından sakıncalıdır. Mahallede en çok eksikliği görülen hizmetlerde sinema-tiyatro, kütüphane ve lokantanın başta gelmesi de örneklemin sosyal hayata katılacağı mekanlara ihtiyaç duyduğunu desteklemektedir.
Ø Akrabaya yakınlık nedeniyle oturduğu yeri tercih edenlerin oranının en yüksek Burgaz Mahallesi’nde olması dayanışmaya yönelik ilişki ağlarının bu mahallede yüksek olduğunu gösterir. Bu mahallede göçle gelmiş vatandaşların bulunması da bu durumun sebebi olabilir.
Ø En çok eksikliği hissedilen kentsel hizmetlere bakıldığında yol ve otoparkın(%35 civarı) diğer eksiklerden oranca çok yüksek olduğu görülmüştür. Bu durum altyapı eksiklerinin örneklemin yaşam biçimini doğrudan olumsuz etkilediğini gösterir. Diğer eksiklerden öne çıkanlar ise ulaşım, kanalizasyon ve rekreasyon alanlarıdır. Ayrıca yapılan işyeri anketlerine göre örneklem bu eksiklerin ticari faaliyetleri de baltaladığını düşünmektedir. Bu eksiklerin en çok görüldüğü yerler ise merkez (Hacıilyas Mahallesi) bölge ve kuzey kesimdir.
Ø Mahallelerin gelir durumuna bakıldığında en yüksek gelir durumunun Cumhuriyet Mahallesi’nde, en düşük gelir durumunun ise Hacıilyas Mahallesi’nde olduğu görülmektedir. Kira değerlerinin yüksekliğinin de bu durumla paralellik göstermesi Milas’ta statülerin mekansal ayrışmaya yol açtığına işarettir.
Yapılan arazi kullanımı çalışmalarına göre kentsel donatı alanlarında standartlar yakalanamamıştır. Bu durum yaşam kalitesini ve toplumsal gelişmenin sağlanmasını olumsuz etkilemektedir.
Milas mahalleleri nüfus dağılımına göre en fazla nüfusa sahip mahalleler İsmetpaşa ve Hayıtlı iken en az nüfusa sahip mahalleler ise Gümüşlük, Şevketiye ve Hisarbaşı(Bu mahalle nüfus yoğunlu bakımındansa en yoğundur)mahalleleridir. Ayrıca kadın erkek nüfusu benzerlik göstermektedir ve 20-50 yaşa aralığı en yüksek nüfus aralığıdır. Kentsel mobilyalar, donatı alanları, ulaşım ve altyapı olanakları belirlenirken bu durumlar göz önüne alınmalıdır.
Son 10 yıllık süreçte, pamuk ve tütün üretiminde, ciddi bir düşüş yaşandığı görülmektedir. Bu durumun getirdiği ekonomik zararları telafi etmek için verimsiz bazı arazilerde tarla balıkçılığı yapımına başlanmıştır. Tarla balıkçılığında yer altı sularının çekilmesi, Milas’ın işlenebilir yer altı suyu rezervi açısından en zengin yerlerden olmasına karşın yer altı suları için tehdit arz eden bir durumdur. Ayrıca Milas’ta tarımsal arazilerini sulamak amacıyla yer altı su kaynaklarını kontrolsüz bir biçimde kullanılması söz konusudur. Bafa çevresindeki 350 bin dekarlık tarım alanında damla sulama kapsamlı bir proje çalışması vardır. Damla sulamanın genişletilmesiyle yılda yaklaşık 60 milyon metreküp su tasarrufu sağlanacaktır.
İlçede ekilen tarla alanları yıllara göre azalış göstermiştir. Uygun iklim yapısına ve topografyaya sahip ürünlerin yetiştirilmemesi yerel ekonomi için büyük zarar demektir. Bunun yanında Milas tarımının temelini oluşturan zeytincilik son 3 yılda yeni alanlara yayılmıştır. Ancak Milas zeytin ve zeytinyağı üretiminde henüz markalaşmamıştır. Ayrıca Labranda Kaynak Suyu da bölgedeki tek su piyasasını oluşturmaktadır. Ancak buna rağmen o da markalaşamamıştır.
Turizmin tarımsal üretim üzerinde ürün talebi yaratma, kısa süreli bölgesel fiyat artışı sağlama gibi faydaları olmakla beraber; turizm sektöründeki tesisler nedeniyle kullanılabilir tarım alanlarının daralması, turistik yörelerde kaynakların turizm sektörüne akması gibi zararları da vardır. Turizmin sanayi üretimi üzerine etkisi ise üretilen mamule göre değişmektedir. Bu nedenle kurulacak OSB’de turizm amaçları göz önünde bulundurulmalıdır. Tarımsal değerlerini koruyarak turizmini geliştirme çabasındaki Milas’ta bu dengenin iyi kurulması gerekir.
Milas’ta 1. Derece rüzgâr hâkim yönü kuzey rüzgârıdır (N). İkinci derce hâkim rüzgâr yönü ise güneyden esen rüzgârdır(S). OSB’ den gelecek toz ve kirliliğin bu nedenle Milas’a yayılması öngörülmektedir. Ayrıca kuzey bölgeye olan gelişmenin OSB ile iç içe olmaması da önemlidir.
İklim tipi açısından Milas turizme son derece elverişlidir.
Milas deprem bölgesidir. İlçenin güneydoğu bölümünde alüvyonlu topraklardan oluşan ovalara yerleşilmesi büyük risk teşkil eder. Şist birimlerinin yer aldığı topoğrafik açıdan eğimin az olduğu yerler(%0-%20), yapılaşma için daha uygun görülmektedir. Şistler, Milas kent merkezinin kuzeyinde yer almaktadır. İlçenin kuzeybatısı %40-70 ve %70 üzeri eğim aralığına sahip olduğundan toprak yapısı bakımından yerleşmeye uygun ancak eğim açısından maliyetlidir. Güneşlenme analizine göre, Milas ilçe merkezinin güneyi ve kuzeydoğusu yerleşme için uygunken kuzeybatısı güneşlenme açısından yerleşme için en uygun alan değildir.
Dağ ve tepelerden şehir merkezine doğru açılan birçok irili ufaklı doğal drenaj kanalları ve küçük dereler mevcuttur. Ulaşım akslarının bu drenaj kanallarına dikkat edilerek açılması çok önemlidir.
Liman içlerinde demirleyen yük gemilerinden kaynaklanan petrol kirlilikleri, gemilerin atık sularını ve sintine sularını bırakmaları (Güllük Körfezinde), fabrikaların atıklarının doğal alanlara bırakılması, evsel atık suların önemli bir bölümünü sızdırmalı fosseptik sistemlerinde toplanması su alanlarında kirliliğe yol açan faktörlerdendir. Bu durum çevre tahribatlarının yanı sıra turizmi olumsuz etkilemesi sebebiyle ekonomik anlamda da büyük zararlara yol açmaktadır.
İlçede toplu taşıma aksıyla yük taşımacılığının yapıldığı aksın aynı olması trafik sıkışıklığına yol açmaktadır.
Denizli-Aydın-Çine-Yatağan-Milas-Güllük arasında yük taşımacılığında kullanılmak üzere demiryolu ağı yapımı planlanmıştır. Ancak proje askıya alınmıştır. Bu proje ihracatın yoğun olduğu beldelere büyük katkılar sağlayacak, limanların işlevini arttıracak ve tarihi yapılara ve merkeze yakın olan çevre yolunu yük taşımacılığı baskısından kurtaracaktır.
İlçede yerleşimin çekilmek istendiği kuzey bölgeye, eğim kaynaklı ulaşım sorunları ve altyapı sorunları nedeniyle beklenen düzeyde talep çekilememektedir. Bu bölgedeki en önemli altyapı ve ulaşım sorunları; kanalizasyon borularının yağışlarda taşması, yol durumlarının bozuk olması, kentsel mobilyalarla desteklenmemiş olması(güvenlik açısından olumsuzdur) olarak sıralanabilir. Milas Belediyesi’nin kanalizasyon ve içme suyuna ilişkin projeleri vardır.
Milas’ta yaşayanların geneli gıda, giyim ve küçük ev eşyası gibi ihtiyaçlarını Salı pazarından karşılamaktadırlar. Bu nedenle Pazar arka sokaklara taşmakta ve sokakları kapattığı için olası bir afet durumuna müdahaleyi zorlaştırmaktadır.
Yapılacak olan organize sanayi bölgesi için hem ilçenin güneyinden hem de organize sanayi bölgesinin kendi içinde önemli bir ulaşım ihtiyacı doğacaktır.
Milas Bodrum’a gidenlerin kullandığı önemli bir geçiş güzergâhında olmasına rağmen bu durumu iyi kullanamamakta geçiş yapanların ilçede kalmasını sağlayamamaktadır. Bunun sebebi rekreasyon alanları eksikliği ile tarihi yapıların iyi tanıtılamamasıdır denebilir.
Milas’ta kalitesiz yakıt kullanıldığından termik santraller hem hava kirliliğine yol açmakta hem de kazı alanları bakımından yerleşmeleri olumsuz etkilemektedir. Oysaki bu santraller çok önemli birer istihdam kaynağıdır. Kirlilikleri azaltıcı projeler geliştirilmiş ve buharın ısınmada kullanılarak enerji tasarrufu sağlanacak sistemler geliştirilmiş olsa da Milas’ın güneşlenme ve rüzgâr potansiyelinin çok yüksek olduğunu unutmamak gerekir.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder